Özak GYO Toplantı Notları
Raporda Özak GYO için genel ton olumlu ve temkinli iyimserdir; analist, şirketin farklı segmentlere dağılmış dengeli portföyünü, güçlü net nakit pozisyonunu ve tamamlanan projelerdeki stok satışlarının devam etmesini ana yatırım tezi olarak öne çıkarır. Şirketin konut, ticari gayrimenkul ve turizm varlıklarından oluşan portföy yapısı sayesinde daha sürdürülebilir bir büyüme hedeflediği vurgulanır. Ayrıca yönetimin turizm tarafında büyüme isteği, portföyü daha dengeli hale getirme stratejisinin önemli bir parçası olarak aktarılır.
Finansal tarafta Özak GYO, 2026 yılının ilk çeyreğinde 95mn TL net dönem zararı açıklamıştır ve satışlar yıllık bazda %41,7 düşmüştür. Buna karşın brüt kâr marjı %81,9 ve FAVÖK marjı %59,9 ile güçlü gerçekleşmiştir. Dönem sonucunu aşağı çeken temel unsurlar 391mn TL net parasal kayıp ve 188mn TL vergi gideri olmuştur. Şirketin solo bilançosuna göre 5,8 milyar TL net nakit pozisyonu bulunması dikkat çekmektedir.
Analist, Hayat City Mahmutbey ve Duyu Göktürk teslimlerinin başlamasıyla 2026’nın ikinci yarısından itibaren gelir tablosunda belirgin bir hasılat artışı beklemektedir. Hayat City Mahmutbey’de konutların yaklaşık %65’inin satıldığı, Duyu Göktürk’te ise satış oranının %40 seviyelerinde olduğu belirtilmiştir. Topkapı ve Beşiktaş Balmumcu projeleri de önemli konut projeleri olarak öne çıkarılırken, bu iki projeden beklenen toplam gelirin yaklaşık 12,4 milyar TL olduğu ifade edilmiştir. Turizm tarafında ise Kemer otel yatırımının üst segment ve deneyim odaklı konumlandırılması, yeni büyüme katalizörü olarak sunulmaktadır.
Kurum, şirket hisselerinin Mart 2026 sonu itibarıyla 70,7 milyar TL net aktif değerine göre %68,3 iskontolu işlem gördüğünü belirtir. Son kapanışa göre hisse 0,31x PD/DD ve 12,05x FD/FAVÖK çarpanlarıyla değerlendirilmektedir; sektörde bu oranlar sırasıyla 0,68x ve 13,80x seviyesindedir. Raporda açık bir hedef fiyat ya da tavsiye yer almaz; buna karşın değerleme iskontosu, güçlü nakit yapısı, yaklaşan teslimatlar ve turizm yatırımları ana destekleyici unsurlar olarak gösterilir. Buna karşılık jeopolitik gerilimlerin turizm talebi üzerinde baskı yaratması ve teslim takvimlerindeki olası gecikmeler temel riskler arasında anılır.