Petrokimya Bülteni
Petrokimya sektöründe marjlar zayıf seyrederken yatırımlar güçlü kalmaya devam ediyor. 21 Ağustos itibarıyla ortalama Etilen-Nafta makası geçen haftaya kıyasla %46 düşüşle 119$ bandına geriledi ve ortalamalarının altındaki zayıf görünümünü sürdürdü. Yılın ilk iki çeyreğinde jeopolitik gelişmelerin desteklediği geniş marjların yeniden ortalamaların altına inmesi, ana temanın zayıf spread ortamı olduğunu gösteriyor. Buna karşın Çin’de, Endonezya’da ve Nijerya’da açıklanan kapasite artışları ile Japonya’nın alternatif tedarik planları sektör tarafında yatırım iştahının sürdüğünü ortaya koyuyor.
Çin’de etilen eşdeğerinde kendine yetme oranı 2018’deki %50 seviyesinden 2025 sonunda %78-82’ye yükselirken, yıllık 70 milyon tonu aşacak kapasite artışının yapısal arz fazlasına işaret ettiği değerlendiriliyor. CNPC’nin Şıncan’daki Tarım Faz II projesi Çin’in ilk tam zincir yeşil-düşük karbonlu etilen kompleksini devreye alarak yılda yaklaşık 1,37 milyon ton emisyon azaltımı hedefliyor. Japonya ise Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak için Orta Doğu’da alternatif ham petrol boru hatlarını ve nafta üretimi için özel bir ham petrol rezervini gündeme aldı. Endonezya ve Nijerya’da açıklanan büyük ölçekli petrokimya yatırımları da bölgesel kapasite genişlemesinin hız kestiğine değil, aksine sürdüğüne işaret ediyor.
PETKM özelinde savaş kaynaklı fiyat artışlarının etkisinin 2Q26’da görüldüğü, şirketin de yılın kalanı için majör bir hareket öngörmediği belirtiliyor. 3Q26 itibarıyla Etilen-Nafta makası yıllık bazda %65 daralırken Petkim makasındaki daralmanın %7,6 ile sınırlı kalması görece olumlu bulunuyor. 2Q26 itibarıyla Etilen-Nafta makası 485 USD seviyesindeyken geçen yılın aynı döneminde 272 USD olarak gerçekleşmişti; bu da %78,3’lük artış anlamına geliyor. 2026 itibarıyla Etilen-Nafta makası 292 USD, geçen yılın aynı döneminde 281 USD olurken artış %3,9 seviyesinde kaldı; Petkim makası ise 407 USD ile geçen yılki 354 USD seviyesine göre %14,9 arttı.
Şirketin ürün satış hacimlerinde PVC ve AYPE tarafı öne çıkarken, ürün fiyatlarında da özellikle 2026 döneminde bazı kalemlerde sert yukarı hareketler görülüyor. Buna rağmen zayıf polyester talebi etilen glikol fiyatlarındaki yükselişin yukarı potansiyelini sınırlandırıyor. Güney Kore rafineri ve petrokimya şirketlerinin 2026’nın 2. çeyreğinde toplam 6,2 milyar dolar kâr elde ederek toparlanması olumlu bir sektör sinyali verirken, düşen petrol fiyatları, daralan etilen marjları ve Çin’in kapasite artışı nedeniyle 3. çeyrekte yeniden zarar riski öne çıkıyor. Genel değerlendirme, kısa vadede marj baskısının sürmesine karşın kapasite artışları, tedarik güvenliği hamleleri ve bazı ürün gruplarındaki fiyat hareketlerinin sektörün yatırım temasını canlı tuttuğu yönünde şekilleniyor.