Sektör Analizleri Raporu
Türkiye demir çelik sektörü temmuzda ham çelik üretiminde %7 artışla 3,4 milyon tona ulaşırken nihai mamul tüketimi %5,1 azalarak 3,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Ocak-Temmuz döneminde ham çelik üretimi 23,2 milyon ton ile yıllık bazda %7,9 artış gösterdi, nihai mamul tüketimi ise %4,7 artışla 23,3 milyon tona yükseldi. Çelik ürünleri ihracatı temmuzda %2,9 artışla 1,2 milyon ton olurken ithalat %19,7 düşüşle 1,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Yılın ilk yedi ayında ihracat miktar yönünden %2,4 artışla 9 milyon ton, değer yönünden %1,6 artışla 6,1 milyar dolar oldu.
Sektör için ana mesaj, yaz aylarında çelik fiyatları zayıflasa da fiyat seviyelerinin geçen yılın aynı döneminin üzerinde kalmayı sürdürmesi oldu. Yıllık bazda korunan yüksek fiyat seviyesi, çelik üreticilerinin gelir performansını destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıktı. Şirketler arasındaki performans farklılaşmasının ise operasyonel verimlilik, maliyet disiplini ve marj yönetimi becerileri gibi şirketlere özgü faktörlerle daha belirgin şekilleneceği değerlendirildi. Ayrıca ihracatın ithalatı karşılama oranının 2026 yılının ilk yedi ayında %76,9 seviyesinden %82,1 seviyesine yükselmesi sektör açısından olumlu bir sinyal verdi.
Ham çelik üretiminde küresel ölçekte zayıf seyir dikkat çekerken temmuzda dünya üretimi %0,3 düşüşle 149,2 mt oldu. Çin’de üretim %3,6 gerileyerek 76,9 mt seviyesine inerken Türkiye ilk 10’daki 7. sıradaki yerini korudu. HRC fiyatlarında karışık bir görünüm oluştu; Türkiye’de fabrika çıkışlı fiyatlar aylık %4,8 düşerken yıllık %6,3 arttı, Kuzey Avrupa’da yıllık artış %27, Kuzey Amerika’da ise %32,7 oldu. Hammadde tarafında demir cevheri %2,2, hurda %2,0 ve kömür %5,7 düşerken kömür fiyatlarında yıllık artış %29,7 ile yüksek kalmaya devam etti.
Değerleme tarafında Erdemir, 2026T FD/FAVÖK çarpanına göre %20, 2027T FD/FAVÖK çarpanına göre %68 primli işlem görüyor. Kardemir ise 2026T FD/FAVÖK çarpanına göre %62, 2027T FD/FAVÖK çarpanına göre %57 iskonto sunuyor. Genel yatırım görüşü her iki hisse için de AL yönünde korunurken, yüksek çelik fiyatları, ihracattaki iyileşme ve şirket bazlı operasyonel disiplin ana katalizörler olarak öne çıkıyor. Buna karşılık fiyatlardaki zayıflama, küresel üretimdeki yavaşlama ve hammadde fiyatlarındaki dalgalanma sektör için temel riskler olarak izleniyor.