SpaceX IPO- Karada mı Havada mı?
Rapor, SpaceX halka arzını tarihte görülmüş en büyük IPO olarak değerlendiriyor ve şirket için 1,75 Trilyon USD hedeflenen değerlemeyi tartışıyor. Analistin genel yaklaşımı temkinli olmakla birlikte tamamen olumsuz değil; SpaceX’in en zor değerlenen şirketlerden biri olduğu vurgulanıyor. Ana yatırım tezinde, şirketin uzay, bağlantı ve yapay zekâ altyapısını tek bir ekosistemde birleştirmeye çalıştığı anlatılıyor. Ancak bu vizyonun çok iddialı olduğu ve bazı alanlarda soru işaretleri taşıdığı da açıkça belirtiliyor.
Finansal açıdan rapor, mevcut piyasa oyuncularının çarpanlarıyla yapılan kabaca hesaplarda yaklaşık 600 milyar USD değerleme bulunduğunu söylüyor. Space kaleminde Rocket Lab’in 75 satış çarpanının uygulanması, AI tarafında ise CoreWeave benzeri çarpanların esas alınması bu tahmini destekleyen ana yaklaşım olarak sunuluyor. Starlink’in şu anda pozitif nakit akışı üretmesinin önemli bir avantaj olduğu, bunun Space tarafını ve veri merkezlerini fonlama açısından kıymetli görüldüğü belirtiliyor. Buna karşılık AI tarafının daha büyük bir nakit yakıcı olduğu ve sermaye harcaması ihtiyacını artırdığı ifade ediliyor.
Raporda ana katalizör olarak Starship’in devreye girmesiyle uzaya taşınan tonajın artması ve roketlerin yeniden kullanılmasının ciddi maliyet avantajı yaratması gösteriliyor. Uzayda kurulacak veri merkezleri, Starlink ile bağlantılı altyapı ve xAI üzerinden geliştirilen AI modellerinin birlikte çalışması, şirketin uzun vadeli büyüme motorları olarak öne çıkarılıyor. Kurumsal kullanım, askeri kullanım, denizcilik ve havacılık gibi alanlarda Starlink için kritik görev fırsatları olabileceği de belirtiliyor. Space ve Starlink’in birbirini tamamlayan yapılar olduğu düşüncesi raporda güçlü biçimde işleniyor.
Buna karşılık temel riskler, Starlink’in gerçek hedef pazarının belirsizliği, ASTS gibi oyuncularla ve büyük telekom anlaşmalarıyla oluşabilecek rekabet, uzay veri merkezlerinin termal ve operasyonel zorlukları ile xAI ve veri merkezi altyapısına aşırı bel bağlanması olarak sıralanıyor. Cursor’un devralınması ihtimali ve Terafab projesinin ekipman ile verimlilik sorunları da belirsizlik yaratan unsurlar arasında anılıyor. Analist, değerlemenin en fazla 700 milyar USD seviyesine çıkabileceğini ima ederken, veri merkezi işinin orta vadede farklılaşması zor ve sermaye yoğun bir alan olduğunun altını çiziyor. Sonuç olarak raporun en kritik çıkarımı, SpaceX’in uzay tarafında çok güçlü bir hikâyesi olsa da karadaki AI ve altyapı hamlelerinin değerleme ve sürdürülebilirlik açısından en büyük soru işaretini oluşturduğudur.