TAB Gıda 2. Çeyrek Toplantı Notu
TAB Gıda, 2Ç26’da güçlü operasyonel performansını koruyarak 1.514 milyon TL net kâr açıkladı. Satış gelirleri yıllık %11 artışla 16.243 milyon TL’ye, FAVÖK ise yıllık %10 artışla 3.652 milyon TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı %22,5 seviyesinde korunurken fiş sayısı yıllık %10 artışla 73 milyon adede çıktı. Dijital satışların toplam sistem satışları içindeki payı %56’ya yükseldi ve teslimat siparişleri yıllık %24 arttı.
Şirketin büyümesinde dijital kanallar ve restoran ağı genişlemesi öne çıktı. Self-order kiosk sayısı 3.200 adedi aşarken, bu kioskların geleneksel siparişlere kıyasla yaklaşık %20 daha yüksek sepet tutarı yarattığı belirtildi. Çeyrek içinde açılan 40 yeni restoranla toplam restoran sayısı 2.100’e ulaştı; yeni açılışların yarısı franchise modeliyle yapıldı ve 35 restoranda renovasyon tamamlandı. Şirket yönetimi, temmuz ayından itibaren günde yaklaşık bir restoran açıldığını ve yılbaşından bu yana toplam açılış sayısının 105’e ulaştığını ifade etti.
Etkin fiyatlama, ticari aksiyonlar ve maliyet disiplini sayesinde artan maliyet baskılarına rağmen marj korunabildi. Geçen yılın vergi muhasebesinden kaynaklanan baz etkisi hariç tutulduğunda düzeltilmiş net kârın reel bazda %19 arttığı aktarıldı. İlk yarıda 2,2 milyar TL yatırım harcaması yapıldı, dönem sonunda 9,4 milyar TL nakit ve nakit benzeri bulunuyordu ve finansal borç yoktu. Yönetim, ikinci yarıda tüketici harcamaları ve maliyet baskısının devam etmesini beklese de 2026 yıl sonu için yaklaşık %10 restoran açılışı, reel bazda %8-10 gelir büyümesi ve FAVÖK marjının korunması hedeflerini değiştirmedi.
Analist, TAB Gıda için 12-aylık hedef fiyatı 375 TL olarak belirlerken önerisini AL yönünde korudu. Mevcut fiyat 252.50 TL olduğundan hedef fiyatın %48.5 getiri potansiyeli sunduğu hesaplandı. Değerleme tarafında şirketin ölçek ekonomisi, güçlü marka portföyü, fiyatlama esnekliği, yeni ürün lansmanları ve dijitalleşme sayesinde hem marjlarını koruyabileceği hem de pazar payı kazanabileceği vurgulandı. Ancak ikinci yarıda jeopolitik gelişmeler, satın alma gücündeki zayıflama, tüketici talebindeki belirsizlik ve rekabet ortamı ana riskler olarak öne çıktı.