TAVHL - 2026 2. Çeyrek Değerlendirmesi
Tav Havalimanları için analistin genel görüşü sınırlı olumlu yönde ve ikinci çeyrek sonuçlarını beklentiye yakın ama detaylarda daha güçlü bir tablo olarak değerlendiriyor. Şirketin 2026 2. çeyrekte 506,9 milyon avro hasılat, 167,29 milyon avro FAVÖK ve 66,7 milyon avro net kâr açıkladığı, piyasa beklentisinin ise 455 milyon avro hasılat, 148 milyon avro FAVÖK ve 31,5 milyon avro net kâr olduğu belirtiliyor. Pusula Yatırım tarafında beklenti 470 milyon avro hasılat, 153,45 milyon avro FAVÖK ve 41 milyon avro net kâr seviyesindeydi. Analist, operasyonel kârlılıkta direnç ve serbest nakit akımında sürdürülebilirliğin finansalları pozitif gösterdiğini, buna karşın net kâr tarafındaki muhasebesel etkiler ve beklenti kötümserleştirmesinin izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Rapor, yılın ilk yarısında toplam yolcu trafiğinin yıllık bazda %1 artarak 48,2 milyon yolcuya ulaştığını ve özellikle Ankara, İzmir, Almatı ve Kuzey Makedonya havalimanlarının büyümeye katkı verdiğini söylüyor. FAVÖK büyümesinin korunmasına rağmen marjlarda sınırlı baskı görüldüğü, ikinci çeyrekte FAVÖK’ün yıllık bazda %14 büyüdüğü ve Antalya’nın güçlü performansının öne çıktığı aktarılıyor. Net kâr tarafında 66,7 milyon avro seviyesine çıkılması, ortaklık net kârına geçen kur farkı ve ertelenmiş vergi gibi kalemlerin destekleyici etkisiyle açıklanıyor. Ancak devam eden yatırım programı nedeniyle serbest nakit akışının zayıfladığı ve net borçluluk üzerinde baskının sürdüğü ifade ediliyor.
Analistin tavsiyesi, şirketin hisse fiyatında son aylarda görülen güçlü yükseliş ve mevcut fiyatlama sonrası daha fazla satış baskısının doğru olmayacağı yönündeki değerlendirme ile destekleniyor. Son ay %5,17 satıcılı, yılbaşından bu yana ise %1,07 satıcılı görünümün yanında, XU100 rölatif performansının son ay %6,85, yılbaşından bu yana %1,07 olduğunu not ediyor. Pusula Yatırım, şirket özelinde diğer piyasa şartları belirleyici olmadıkça fiyatlama mekanizması açısından baskının sınırlı kaldığını düşünüyor. Bu çerçevede rapor, şirketi sınırlı olumlu değerlendiriyor ve ana yatırım tezini operasyonel dayanıklılık ile nakit üretme kapasitesi üzerine kuruyor.
Öne çıkan katalizörler arasında Tiflis uzatması, Almatı’da devam eden kapasite ve büyüme etkisi, Antalya’da yeni ticari alanlar ile duty free ve yiyecek-içecek gelirlerindeki destek yer alıyor. Almatı Havalimanı’nın kalan %15 hissesinin satın alınmasına yönelik anlaşmanın da orta ve uzun vadede finansallara katkı sağlayabilecek önemli bir gelişme olduğu belirtiliyor. Buna karşılık rapor, yatırım programının nakit akışı üzerinde baskı yaratmaya devam ettiğini, serbest nakit akımını zayıflattığını ve net borç artışını takip etmeyi gerekli gördüğünü söylüyor. Ayrıca Orta Doğu’daki gerilimler, savaş sahası kısıtlamaları ve yükselen jet yakıtı fiyatları sektör için risk unsurları olarak öne çıkarılıyor.