TCMB Faiz Kararı Değerlendirmesi
TCMB, Eylül ayı PPK toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit tuttu ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını piyasa beklentileriyle uyumlu biçimde değiştirmedi. Gecelik borç verme faizi %40, borçlanma faizi %35,5 seviyesinde korundu ve faiz koridoru yapısı aynen sürdürüldü. Ortalama fonlama maliyeti Ağustos ayında haftalık repo ihalelerinin dönüşümüyle %40 seviyesinden yeniden %37’ye indi.
Enflasyonun ana eğiliminde gerilemenin sürdüğü, aylık dalgalanmalara rağmen öncü göstergelerin dezenflasyon sürecinin devam ettiğini teyit ettiği vurgulandı. Buna karşın 72 dolardan 102 dolara çıkan Brent petrol fiyatları, enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturan temel unsur olarak öne çıktı. İç talepte zayıf seyrin teyit edilmesi, arz koşullarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalması ve talebin ivme kaybetmesiyle birlikte değerlendirildi.
Para politikası stratejisinde ihtiyatlı ve veri odaklı duruşun kararlılıkla sürdürüldüğü, enflasyon görünümünde kalıcı bozulma görülmesi halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı ifade edildi. Kredi büyüme sınırları ve likidite yönetimi araçları gibi makroihtiyati çerçevenin etkin biçimde kullanılmaya devam ettiği belirtildi. Bölgesel gerilimlerin maliyet, faaliyet ve beklenti kanalları üzerinden etkilerinin yakından izlendiği de öne çıktı.
Yılın kalanındaki politika kararlarının 22 Ekim ve 10 Aralık PPK toplantılarında netleşeceği, Başkan Karahan’ın 12 Kasım 4. Enflasyon Raporu sunumunun ise para politikasının seyrine dair önemli sinyaller içereceği belirtildi. Genel çerçeve, dezenflasyonun sürdüğü ancak petrol fiyatları ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle risklerin canlı kaldığı bir görünüm sunuyor. Yatırımcı açısından en kritik çıkarım, TCMB’nin mevcut sıkı duruşu korurken veri akışına bağlı esnekliğini sürdürmesi oldu.