TCMB Faiz Kararı Değerlendirmesi
TCMB, politika faizini %37,0’de sabit tutarken gecelik borç verme ve borç alma faizlerini sırasıyla %40,0 ve %35,5’te korudu. Parasal duruşa dair ifadelerde değişikliğe gidilmemesi, iç talepteki yavaşlama ve enflasyon eğilimindeki iyileşme sinyallerine rağmen ihtiyatlı duruşun sürdüğünü gösterdi. Temkinli yaklaşım, jeopolitik görünüm nedeniyle korunmuş görünüyor.
Karar metninde enflasyonun ana eğiliminde gerileme işaretleri bulunduğu, maliyet geçişkenliğinin talep koşullarına bağlı olarak sınırlı kaldığı ve yurt içi yerleşiklerin TL tercihinin güçlü seyrettiği vurgulandı. Ağustos ayında TÜFE aylık %1,84 gerçekleşirken, mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon %2,3 ile yatay kaldı. Dışlama bazlı çekirdek göstergelerden B ve C aylık enflasyonları %2,0 olurken, medyan ve budanmış aylık enflasyon oranları sırasıyla %1,7 ve %1,6 olarak izlendi.
Toplanan fiyatlar ve modellere göre eylülde aylık enflasyonun %2,3, yıllık enflasyonun ise 1,2 puan düşüşle %30,3 olması bekleniyor. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyonun %1,9’a gerileyerek dağılım bazlı eğilim göstergelerine yakınsaması öngörülüyor. İktisadi faaliyete ilişkin veriler, arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalması ve çıktı açığının salgın döneminden bu yana ilk kez dezenflasyonist bölgeye geçmesi iç talepteki zayıflığı teyit ediyor. 2026 yılı büyüme tahmini %3,0 düzeyinde korunuyor.
Jeopolitik gelişmelerin yüksek enerji fiyatları üzerinden enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtiliyor. Akaryakıt fiyatları mart-ağustos döneminde birikimli %28,5 arttı ve ağustos itibarıyla enflasyona birikimli etkisi 4 puan civarında hesaplanıyor. Buna karşın ilk on günlük verilerle eylül enflasyonunun da nispeten ılımlı görünmesi, talep koşullarının maliyet geçişkenliğini sınırladığını gösteriyor. Kurumun ana çıkarımı, büyüme zayıflarken sergilenen enflasyon odaklı temkinli duruşun kredibiliteyi desteklediği yönünde.