TTKOM - 1.Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
İş Yatırım, Türk Telekom için genel olarak olumlu bir görünüm sunuyor ve hisse için tavsiyesini AL olarak koruyor. Raporda, 1Ç26’da beklenenden güçlü gelen net kâr performansının ilk piyasa tepkisini hafif olumlu görmelerinin beklendiği belirtiliyor. Ana yatırım tezi, operasyonel dayanıklılık ile IAS-29 kapsamında oluşan parasal kazançların sonuçları desteklemesi üzerine kurulu. Yönetim, 2026 beklentilerini değiştirmedi ve görünümün korunduğunu vurguladı.
Şirket 1Ç26’da TL10.5 milyar net kâr açıkladı ve bu rakam hem İş Yatırım beklentisi olan TL5.9 milyarın hem de konsensüs olan TL6.2 milyarın belirgin biçimde üzerinde gerçekleşti. Gelirler yıllık yaklaşık %8.7 artarak TL64.9 milyara ulaştı ve IFRIC 12 etkisi hariç tutulduğunda büyüme %5.9 oldu. FAVÖK yaklaşık %17.1 artarak TL27.4 milyara yükseldi ve FAVÖK marjı 3.0 puan artışla %42.3’e çıktı. Net finansal giderler TL9.2 milyara yükselirken, ilgili varlıklar üzerinden hesaplanan parasal kazançlar TL14 milyar seviyesine ulaştı ve net kârı destekleyen ana unsur oldu.
Gelir tarafında büyüme; sabit genişbant, TV ve kurumsal veri segmentlerindeki güçlü artışlardan geldi, buna karşılık uluslararası ses gelirlerindeki düşüş nedeniyle uluslararası gelirler geriledi. Sabit genişbant abone sayısı yatay seyrederken ARPU fiyat artışları ve daha olumlu abone karmasıyla yaklaşık %17.7 arttı. Mobil segment güçlü kalmaya devam ederek yaklaşık 712 bin net abone kazanımı sağladı, ancak harmanlanmış mobil ARPU yıllık %3.8 geriledi. Yönetim, alınan aksiyonlar ve daha rasyonel piyasa koşullarıyla önümüzdeki dönemde ARPU trendinin iyileşmesini bekliyor.
Finansal kaldıraçta sınırlı bir artış görülse de bunun büyük kısmı imtiyaz ve 5G lisans ödemelerinden kaynaklandı; net borç TL112.7 milyara çıkarken Net Borç/FAVÖK oranı 0.60x’ten 0.99x’e yükseldi. Yönetim 2026 yılı için operasyonel gelir büyümesi, FAVÖK marjı ve yatırım harcamaları/gelir oranı beklentilerini sırasıyla %8-9, %41-42 ve %33-34 seviyelerinde korudu. Raporda öne çıkan pozitif katalizörler arasında operasyonel verimlilik artışı, sabit genişbant ve kurumsal veri büyümesi ile mobil tarafta abone kazanımları yer alıyor. Temel riskler ise bölgesel jeopolitik gelişmelerin makro görünüm ve enflasyon üzerindeki olası etkileri ile finansal giderlerdeki artış ve lisans kaynaklı yükümlülükler olarak öne çıkıyor.