TTKOM - 1.Çeyrek Finansal Rapor Analizi
Alternatif Menkul, Türk Telekom’un 31.03.2026 tarihli finansallarını beklentileri aşan kârı, abone performansı ve borç pozisyonu nedeniyle sınırlı pozitif olarak değerlendirmektedir. Raporda ana yatırım tezinin, güçlü net kâr büyümesi ve marjlardaki iyileşme ile desteklenen operasyonel görünüm olduğu vurgulanmaktadır. Şirketin 1Ç26 döneminde açıkladığı 10,46 milyar TL’lik net kâr, piyasanın 6,19 milyar TL’lik beklentisini belirgin biçimde aşmıştır. Net kâr, bir önceki yılın aynı dönemine göre %56, bir önceki çeyreğe göre %1222 artmıştır.
Güçlü kâr artışının temelinde 1Ç25’te 59,67 milyar TL olan hâsılatın 1Ç26’da 65,86 milyar TL’ye yükselmesi ve maliyet artışının daha sınırlı kalması yer almaktadır. Böylece SMM/Ciro oranı %59’dan %58’e gerilemiştir. Cari dönemde FAVÖK de piyasa beklentilerini bir miktar aşarak 27,30 milyar TL’ye çıkmıştır. Buna paralel olarak brüt kâr marjı %42’ye, esas faaliyet kâr marjı %19’a ve net kâr marjı %16’ya yükselmiştir.
Abone tarafında görünüm karışıktır; mobil abone sayısı 27,9 milyondan 32,2 milyona yükselirken toplam genişbant abone sayısı 15,4 milyonda sabit kalmıştır. Toplam erişim hattı sayısı ise 17,4 milyondan 17,3 milyona gerilemiştir. Raporda ayrıca borç pozisyonundaki değişime dikkat çekilmekte; 2025 sonunda net borcun 63,86 milyar TL’ye ve yabancı para net yükümlülüğünün 3,47 milyar TL’ye gerilediği, ancak BTK ihalesi sonrası 31.03.2026 bilançosunda net borcun 111,53 milyar TL’ye ve yabancı para net yükümlülüğünün 111,62 milyar TL’ye yükseldiği belirtilmektedir. Kurum, bu gelişmeleri değerlendirirken şirketin çarpanlarına da atıf yaparak TTKOM için F/K 8.60, PD/DD 0.94, FD/FAVÖK 3.31 ve FD/SATIŞ 1.38 seviyelerini paylaşmaktadır.
Raporda doğrudan hedef fiyat ve tavsiye bilgisi yer almamaktadır; buna karşın analistin sınırlı pozitif görüşü, beklentiyi aşan kâr, etkin maliyet yönetimi, marj iyileşmesi ve abonelik performansının bazı alanlardaki gücüne dayanmaktadır. Öne çıkan katalizörler mobil abone artışı, FAVÖK’ün beklenti üzeri gerçekleşmesi ve maliyetlerin ciroya kıyasla daha sınırlı büyümesidir. Buna karşılık riskler arasında erişim hattı sayısındaki düşüş, genişbantta yatay görünüm ve borç ile yabancı para net yükümlülüğündeki belirgin artış öne çıkmaktadır. Sonuç olarak raporun en kritik çıkarımı, Türk Telekom’un operasyonel kârlılığının güçlü kaldığı, ancak borç tarafındaki majör değişimin yatırımcılar açısından dikkatle izlenmesi gerektiğidir.