TTKOM - 2. Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
Türk Telekom’un 2Ç26 sonuçları ciro ve FAVÖK tarafında beklentilere yakın, net kâr tarafında ise beklentilerin üzerinde gerçekleşti ve genel değerlendirme NÖTR olarak yapıldı. Şirketin toplam abone sayısı artmaya devam ederken, mobil taraftaki güçlü büyümeye rağmen mobil ARPU’da gerileme görülmesi ve 5G kaynaklı harcamaların kârlılık üzerindeki baskısı öne çıktı. Buna karşın net kârın beklentileri aşması ve yılın ikinci yarısında finansman giderlerinde azalma beklentisi olumlu unsurlar arasında yer aldı.
2Ç26’da 72,8 milyar TL net satış, 28,45 milyar TL FAVÖK ve 5,96 milyar TL net kâr açıklandı. Bir önceki çeyreğe göre ciro %4,9 artarken FAVÖK %-2,6 ve net kâr %-46,7 azaldı; geçen yılın aynı çeyreğine göre ise ciro %9,3 ve FAVÖK %2,1 artış gösterirken net kâr %-7,4 geriledi. Brüt kâr marjı %39,3, FAVÖK marjı %39,1 ve net kâr marjı %8,2 olarak gerçekleşti. Net borç 119,4 milyar TL seviyesinde kalırken Net Borç/FAVÖK rasyosu 0,98 oldu.
Toplam abone sayısı yıllık bazda %6,4 artışla 57,6 milyona ulaştı ve bu büyümeyi %14,7 artışla 32,7 milyona çıkan mobil abone sayısı destekledi. Aynı dönemde sabit ses abone sayısı %9,5 azalarak 6,5 milyona gerilerken sabit genişbant abone sayısı %0,4 düşüşle 15,4 milyon, TV abone sayısı ise %0,5 artışla 3 milyon oldu. Mobil ARPU %5,9 azalışla 354 TL’ye inerken sabit ses ARPU %3,6 artışla 119,2 TL’ye, sabit genişbant ARPU %15,2 artışla 486,5 TL’ye ve TV Ev ARPU %10,2 artışla 139,9 TL’ye yükseldi. Nisan ayı itibarıyla Türkiye genelinde aktif olarak 5G kullanılmaya başlanması trafik artışını destekledi.
Şirket yıl sonu beklentilerinde jeopolitik riskler ve makro gelişmeler nedeniyle revizyon yaptı; ciro büyümesi beklentisi %8-9’dan %8’e çekildi, Yatırım Harcamaları/Satış Gelirleri beklentisi %33-34’ten %34’e revize edildi ve FAVÖK marjı beklentisi %41-42 seviyesinde korundu. Şirket 2,5 FD/FAVÖK ve 0,7 PD/DD çarpanlarıyla işlem görürken, 3 yıllık ortalama çarpanlar sırasıyla 4,43 ve 1,71 seviyelerinde bulunuyor. Bu çerçevede mobil taraftaki ARPU baskısı, 5G yatırımlarının kârlılık üzerindeki etkisi ve finansman giderlerindeki seyrin hisse performansı açısından belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor; net kârın beklentiyi aşması ve finansman giderlerinde ikinci yarıdaki olası azalma ise ana destek unsurları olarak öne çıkıyor.