Deniz Yatırım, TTKOM - Türk Telekom için hedef fiyatını 83 TL'den 71 TL'ye revize etti, tavsiyesini AL olarak korudu.
Türk Telekom, 2026 yılının ikinci çeyreğinde 72,8 milyar TL satış geliri, 29,4 milyar TL FAVÖK ve 6,0 milyar TL net kâr açıkladı. Net kâr piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşirken, bunda 16,2 milyar TL tutarındaki parasal kazanç kaleminin önemli etkisi oldu. Satış gelirleri beklentilerin üzerinde gelse de FAVÖK marjı hem piyasa hem de Deniz Yatırım tahminlerinin altında kaldı. Deniz Yatırım, bu nedenle bilanço sonuçlarını genel olarak nötr değerlendiriyor.
Operasyonel tarafta şirket büyümesini sürdürmeye devam etti. İkinci çeyrekte 455 bin net abone kazanımıyla toplam abone sayısı 57,6 milyona yükselirken, mobil segment 539 bin yeni abone ile büyümenin ana sürükleyicisi oldu. Ancak mobil ARPU’daki zayıflama belirginleşirken, sabit genişbant ve diğer hizmetlerdeki gelir artışının da hız kestiği görülüyor. Buna karşın satış gelirleri yıllık %9 artarken, FAVÖK yalnızca %4,8 yükseldi ve marj %40,4 seviyesine geriledi. Şirket, marjdaki düşüşün temel nedenini fiber altyapı yatırımlarına bağlı düşük marjlı gelirlerin artması olarak açıklıyor.
Finansal tarafta artan kur farkı giderleri, 5G lisans yükümlülükleri ve yükselen hedge maliyetleri nedeniyle net finansman giderleri önemli ölçüde arttı. Buna rağmen yüksek parasal kazanç etkisi net kârı destekledi. Net borç 120,5 milyar TL seviyesinde yatay kalırken, Net Borç/FAVÖK oranı 1,0x ile yönetilebilir seviyesini korudu. Şirket ayrıca yıl sonu enflasyon beklentisini %22’den %27’ye yükselterek 2026 beklentilerini güncelledi; gelir büyümesi beklentisini %8’e revize ederken FAVÖK marjı hedefini korudu.
Deniz Yatırım, makro varsayımlarındaki değişiklikler ve ülke risk primindeki artış nedeniyle Türk Telekom için 12 aylık hedef fiyatını 83 TL’den 71 TL’ye düşürdü. Buna rağmen mevcut fiyat seviyesine göre yaklaşık %33 yükseliş potansiyeli görmeye devam ettiği için "AL" tavsiyesini korudu. Raporda, mobil taraftaki rekabet ve marj baskısına rağmen şirketin cazip değerleme çarpanlarıyla işlem gördüğü ve finansalların hisse üzerinde belirgin bir etki yaratmasının beklenmediği vurgulanıyor.