Tüpraş Toplantı Notları
Ziraat Yatırım, Tüpraş için görünümünü olumlu koruyor ve raporda şirketin güncel rafinaj koşullarından faydalanabildiğini vurguluyor. Analist gününde küresel rafinaj piyasasındaki gelişmeler, ürün marjlarının seyri, jeopolitik risklerin etkileri ve ham petrol tedarik dinamikleri öne çıkarıldı. Şirketin 2026 yılı için yaklaşık 29mn ton üretim, 30mn ton satış, %95-100 kapasite kullanım oranı, 6-7$/varil net rafineri marjı ve yaklaşık 700mn USD yatırım harcaması beklentilerini koruması dikkat çekti. 1Ç2026’da net rafineri marjının 9,4$/varil ile beklenti bandının üzerinde gerçekleşmesine rağmen, yönetim şimdilik yıl sonu beklentilerinde değişikliğe gitmedi.
Rapora göre motorin ve jet yakıtı marjları marttaki zirve seviyelerinden gerilese de tarihsel ortalamaların üzerinde kalmayı sürdürüyor. Avrupa’daki düşük orta distilat stokları, rafineri duruşları ve bölgesel arz aksaklıkları ürün marjlarını destekleyen başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor. Buna karşın, güçlü ürün marjlarının gelir tablosuna etkisi ile artan navlun, sigorta ve ham petrol tedarik maliyetlerinin net etkisinin tam olarak ölçülebilmesi için haziran gerçekleşmeleri bekleniyor. Şirketin 2026’nın ilk çeyrek sonunda 74,7mlr TL net nakit pozisyonuna sahip olması, hızlı tedarik kararları ve peşin ödeme kabiliyeti açısından önemli bir operasyonel esneklik sağlıyor.
Analist notunda Tüpraş için 368,00TL hedef fiyat ve “AL” tavsiyesi veriliyor. Hisse fiyatının son kapanışa göre hedef fiyata kıyasla yaklaşık %57,4 yükseliş potansiyeli sunduğu belirtiliyor. Değerleme tarafında rapor, Tüpraş’ın F/K oranını 12,5, FD/FAVÖK oranını ise 5,3 olarak veriyor. Kurumun yatırım tezinin temelinde güçlü ürün marjları, net nakit pozisyonu, rafineri esnekliği ve çeşitlendirilmiş ham petrol tedarik yapısı yer alıyor.
Öne çıkan katalizörler arasında düşük stok seviyelerinin, rafineri duruşlarının ve arz aksaklıklarının ürün marjlarını desteklemeye devam etmesi ile şirketin stratejik dönüşüm planı bulunuyor. Tüpraş’ın dönüşüm planı sürdürülebilir rafinaj, biyoyakıtlar, sıfır karbon elektrik ve yeşil hidrojen olmak üzere dört ana başlık altında şekilleniyor. İzmir’deki yeni sürdürülebilir havacılık yakıtı ünitesi için çalışmaların sürmesi de raporda olumlu bir gelişme olarak aktarılıyor. Temel riskler ise jeopolitik gelişmelerde normalleşme halinde marjların baskı görmesi, alternatif kaynaklara yönelim ve yükselen ham petrol diferansiyellerinin maliyetleri artırması ile Hürmüz ve Körfez kaynaklı akış riskleri nedeniyle navlun ve sigorta giderlerinin yükselmesi olarak sıralanıyor.