Tüpraş (TUPRS), 2Ç26'da 386,4 milyar TL net satış, 54,3 milyar TL FAVÖK ve 45,9 milyar TL net kâr açıklayarak hem Tacirler Yatırım'ın hem de piyasa beklentilerinin belirgin şekilde üzerinde sonuçlar paylaştı. Tacirler Yatırım 37,4 milyar TL FAVÖK ve 26,0 milyar TL net kâr beklerken, piyasa konsensüsü 39,2 milyar TL FAVÖK ve 30,7 milyar TL net kâr öngörüyordu. FAVÖK'teki pozitif sapmanın temel nedeni ürün marjlarının varsayımların üzerinde güçlü gerçekleşmesi, net kârdaki sürprizin kaynağı ise kurumlar vergisi indiriminin ertelenmiş vergi hesaplarına olumlu etkisi oldu. Tacirler Yatırım, 352 TL hedef fiyat ve "AL" tavsiyesini koruyarak %21 getiri potansiyeline dikkat çekiyor.
Operasyonel tarafta Tüpraş çeyrekte 6,9 milyon ton üretim ve 7,9 milyon ton satış gerçekleştirirken kapasite kullanım oranı %96'ya ulaştı. Net rafineri marjı ilk çeyrekteki 9,4 dolardan 21,4 dolar/varile yükseldi; motorin, jet yakıtı ve benzin marjları sırasıyla 49,3, 52,0 ve 24,3 dolar/varil seviyesinde gerçekleşerek beklentilerin üzerine çıktı. FAVÖK marjı %14,1 ile geçen yılın aynı dönemindeki %7,6'nın neredeyse iki katına ulaştı.
Marjlar üçüncü çeyreğe de yüksek seviyelerden girdi; motorin, jet yakıtı ve benzin marjları temmuz ayında yeniden belirgin şekilde yükseldi. Küresel rafineri kapasite kullanımının %74,4 ile geçen yılki %81,4'ün altında kalması marjları destekleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Şirket yönetimi yıl sonu net rafineri marjı beklentisini 6-7 dolardan 13-15 dolar/varile yükseltirken, ilk yarı gerçekleşmesi 15,6 dolar/varil ile yeni rehberin üst bandını dahi aştı.
Dördüncü çeyrekte İzmit'te FCC ve LPG üniteleri 12 hafta, platformer ve unifiner 6 hafta, Batman'da ham petrol ve vakum üniteleri 4 hafta bakıma girecek olması marjlar üzerinde dönemsel baskı yaratabilecek bir risk unsuru olarak takip ediliyor. Tacirler Yatırım, çatışmaların sona ermesiyle marjlarda bir miktar normalleşme olabileceğini öngörmekle birlikte, sınırlı yeni rafineri kapasitesi ve orta distilat piyasasındaki yapısal arz sıkıntıları nedeniyle marjların tarihsel ortalamaların üzerinde kalabileceğini değerlendiriyor.