Üçüncü Enflasyon Raporu Toplantısı Öncesi Merkez Bankaları Faiz Kararları Beklentiler ve Takvim
Fed, ECB ve TCMB’nin son 1 yıllık faiz kararları, önümüzdeki döneme ilişkin para politikası duruşunu okumak için temel çerçeveyi oluşturuyor. Fed temmuz 2026 itibarıyla federal fon faizini %3,50 - %3,75 aralığında sabit tuttu. ECB haziran 2026’daki artırımların ardından temmuz ayında mevduat faizini %2,25 seviyesinde korudu. TCMB ise temmuz 2026 toplantısında bir hafta vadeli repo faizini %37,00 seviyesinde bırakırken, mart ayı itibarıyla AOFM %40,00 seviyesinde uygulanıyordu.
Son 1 yılda Fed tarafında 5 kez faiz indirimi ve 5 toplantıda faizi sabit bırakma görülürken toplam gevşeme 75 baz puan oldu. ECB, son 1 yılda 7 kez faizleri sabit tutarak sıkı duruşu korudu ve toplamda 25 baz puanlık tek bir artırım yaptı. TCMB son 1 yılda 4 kez faiz indirimine giderek toplam 600 baz puanlık gevşeme sağladı; ayrıca 3 toplantıda pas geçti. Bu tablo, 2026 yılına girerken Fed ve ECB’de daha sınırlı oynaklık, TCMB’de ise daha belirgin bir gevşeme sürecinin öne çıktığını gösteriyor.
2026 yılı sonu beklentileri Fed için en az %2,50, ECB için 25 bps artırım sonrası %3,75 - %4* bandı ve TCMB için 200 bps indirimle %35 olarak belirtiliyor. Fed’in haziran ayı projeksiyonu, ECB’nin ise yıl sonuna kadar faizleri en az %2,50 seviyesinde tutma beklentisi önemli çerçeve noktaları olarak öne çıkıyor. TCMB açısından yıl sonu politika faizinin %35,00 olması bekleniyor. Önümüzdeki toplantı takviminde 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık 2026 tarihleri kritik görünürken, 13 Ağustos tarihli 3. Enflasyon Raporu sunumu önemli öncü gösterge olarak öne çıkıyor.
Genel görünüm, küresel merkez bankalarında daha temkinli ve veri odaklı bir normalleşme, TCMB’de ise faiz indirimlerinin etkisiyle daha güçlü bir gevşeme patikasına işaret ediyor. Fed için ana mesaj, faizlerin kısa vadede sabit tutulabileceği; ECB için sıkı duruşun korunabileceği; TCMB için ise yıl sonuna kadar ilave indirim alanının açık kalabileceği yönünde şekilleniyor. En kritik sonuç, 3. Enflasyon Raporu sunumunun para politikası beklentilerini netleştirecek olması ve yılın geri kalanında üç merkez bankasının ayrışan faiz patikalarının takip edilecek olmasıdır.