Pusula Yatırım, Yapı Kredi için 57,1 TL hedef fiyat ile AL tavsiyemizi sürdürdü.
Pusula Yatırım, Yapı Kredi Bankası için 57,1 TL hedef fiyat ve AL tavsiyesini sürdürdü. Raporda hisse için son fiyat 37,06 TL olarak yer alırken, hedef fiyatın mevcut fiyata göre %54,07 potansiyel sunduğu belirtildi. Değerleme tarafında F/K 5,59, PD/DD 1,15, piyasa değeri 313.048 mln TL ve piyasa değeri 6.966 mln $ olarak verildi. Hisse sayısı 8.447 mln lot, FDPO %38,56 ve günlük ortalama işlem hacmi 6.337 mln TL olarak paylaşıldı.
Analist, Yapı Kredi’nin 2026 1. çeyrekte 20,29 milyar TL net kâr ile piyasa beklentilerinin üzerinde sonuç açıkladığını belirtti. Piyasa beklentisi 16,5 milyar TL net kâr iken Pusula Yatırım beklentisi 18 milyar TL net kârdı. Şirketin yüksek kârlılığına karşın 2. çeyreğin bir miktar daha zor geçebileceği, ancak çerçeveden pozitif ayrışmanın ve konservatif yapının süreceği ifade edildi. Raporda, bankanın 2026 yılında %30’dan fazla TL, düşük tek haneli YP ve YP tarafında çift haneli büyüme hedeflediği aktarıldı.
Yılbaşından bu yana krediler TL tarafta %5 büyürken YP tarafta dolar bazında %5 büyüme başladı. Şirketin 2026 yılında %30’dan fazla TL, düşük tek haneli YP beklenen büyüme hedefi ile güçlü kredi büyümesini sürdürmesi bekleniyor. Yıllıklandırılmış büyümenin %41,4 ile sektörün üzerinde kaldığı, bankanın geçtiğimiz yıldaki gibi konservatif ve ihtiyatlı tutumunu sürdürdüğü kaydedildi. Şirketin özkaynak kârlılığının açıkça reel pozitif hale geldiği ve %31,5 özsermaye kârlılığına ulaşarak yukarı yönlü alan açtığı vurgulandı.
Net faiz geliri de güçlü artış gösterdi ve çeyreklik TÜFE düzeltmesi etkisine rağmen yıllık %103 artışla 23,12 milyar TL’ye ulaştı. Net faiz marjı için yıl sonu 262 baz puan artış ve yıllık 100 baz puan genişleme beklentisi paylaşılırken, yılbaşından bu yana 67 baz puanlık artışın görüldüğü belirtildi. Net ücret ve komisyon büyümesi enflasyonun üzerinde izlenirken, yılın başında enflasyon kadar büyüme beklentisi bulunmasına rağmen bankaların tarafındaki güçlü büyüme iştahı ile beklentilerin üzerine çıkıldığı ifade edildi. Operasyonel maliyetlerin beklentiyle paralel seyrettiği, ihtiyatlı yönetim ve maliyet artışının dengeli ilerlediği değerlendirildi.