İş Yatırım, Akbank için hedef fiyatını 115,80 TL'den 107 TL'ye revize etti, 'AL' tavsiyesini sürdürdü.
Akbank 1Ç26’da 19,2 milyar TL net kâr açıkladı ve piyasa beklentisi olan 19,0 milyar TL ile 18,9 milyar TL seviyesindeki beklentinin hafif üzerinde gerçekleşti. Yıllıklandırılmış ortalama özkaynak kârlılığı %25 seviyesinde sabit kaldı. Swaplara göre düzeltilmiş net faiz marjı 1Ç26’da yaklaşık 11 baz puan iyileşerek %3,2 oldu. Yönetim, jeopolitik oynaklık ve faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek kalması nedeniyle 2Ç26’da beklenen ek marj toparlanmasının yılın ikinci yarısına ötelenebileceğini belirtti.
Banka, buna rağmen 2026 yılı beklentilerinde değişikliğe gitmedi ve yüksek %20’li seviyelerde özkaynak kârlılığı, yaklaşık 200 baz puan net kredi riski maliyeti ve yaklaşık %3,5 NPL oranı hedefini korudu. Net ücret ve komisyon gelirleri yıllık bazda %35 artarak yıl sonu için paylaşılan %30’un üzerindeki büyüme hedefiyle uyumlu gerçekleşti. Gelir-gider rasyosunda geçici bir zayıflama görülse de, aktif kalite görünümü kontrol altında kaldı. Takipteki krediler girişleri ağırlıklı olarak bireysel ve mikro işletme segmentlerinden geldi.
Çeyrekte NPL oranı %3,5 seviyesinde yatay kalırken, Stage 2+Stage 3 kredilerin toplam kredilere oranı %11,4 ve yeniden yapılandırılmış kredilerin oranı %3,8 olarak gerçekleşti. Çeyreklik net risk maliyeti 205 baz puana yükseldi. Bu rakam çeyreklik bazda yaklaşık 37 baz puanlık artışa işaret etse de, yıllık bazda 14 baz puanlık iyileşme anlamına geliyor. Yönetim, 2026 için yaklaşık 200 baz puan net risk maliyeti öngörmeye devam ediyor.
Sermaye tarafında yönetim, 1Ç’de görülen baskının büyük ölçüde geçici ve çeyreğe özgü unsurlardan kaynaklandığını vurguladı. Menkul kıymetlerin mark-to-market zararlarının yarattığı 60 baz puanlık negatif etki, temettü ödemesinden kaynaklanan 44 baz puanlık baskı ve operasyonel risk kalibrasyonunun yarattığı 48 baz puanlık etki öne çıktı. Menkul kıymet değerlemelerinden kaynaklanan 60 baz puanlık etkinin yaklaşık yarısının 2Ç itibarıyla geri alındığı belirtildi. Bu geçici baskıların azalmasıyla birlikte sermaye oranlarında kademeli toparlanma bekleniyor.