ALKIM - Toplantı Notları
Ziraat Yatırım’ın ALKIM toplantı notlarında ana mesaj, şirketin sodyum sülfat işinde çeşitlendirme arayışını hızlandırdığı ve potasyum sülfatta katma değeri daha yüksek bir yapıya yöneldiği şeklinde öne çıkıyor. Yönetim, deterjan sektörüne bağımlılığı azaltmak için plastik/masterbatch kanalına odaklandığını belirtirken, sodyum sülfatın plastik içinde maliyet avantajı ve sürdürülebilirlik katkısı sunabileceğini ifade etti. Bununla birlikte, klasik deterjan tipi ürünle plastik sektörüne doğrudan girmenin mümkün olmadığı, bu nedenle özel işlem ve üretici bazlı sistem adaptasyonları gerektiği vurgulandı. Türkiye’deki büyük plastik üreticileriyle çalışmaların sürdüğü bilgisi, bu başlığın orta vadeli bir büyüme alanı olarak görüldüğünü gösteriyor.
Finansal tarafta rapor oldukça zayıf bir ilk çeyreğe işaret ediyor; 2026 yılının ilk çeyreğinde ana ortaklık net dönem zararı 304mn TL’ye çıktı. Aynı dönemde satış gelirleri yıllık bazda %6,7 gerileyerek 1.238mn TL oldu, brüt kâr ise %81,2 düşüşle 42mn TL’ye indi ve brüt kâr marjı %3,4 seviyesine geriledi. Operasyonel giderlerde %3,4 düşüş olmasına rağmen şirket 87mn TL faaliyet zararı açıkladı ve FAVÖK -15mn TL seviyesine geriledi. Buna karşılık bilanço tarafında şirketin 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla 92mn TL net nakitte olması, finansal dayanıklılık açısından olumlu bir unsur olarak öne çıktı.
Potasyum sülfat tarafı raporun en önemli katalizörlerinden biri olarak sunuluyor. Şirketin kapasitesi 50bin ton seviyesinde olsa da geçmişte yaşanan verimlilik ve kapasite problemlerinin önemli ölçüde aşıldığı, sonuçların Haziran ayından itibaren daha görünür hale gelebileceği belirtildi. Yönetim bu yıl 30 – 35 bin ton, sonraki yıl ise yaklaşık 45.000 ton üretim seviyesine yaklaşma beklentisini paylaştı. Ürün tonunun ortalama 600-650 USD seviyesinden satıldığı, üretim yönteminin glaserit olduğu ve ürünün damla sulama/fertigasyon ile organik tarımda talep gördüğü aktarıldı.
Riskler tarafında en kritik unsurlar arasında maliyet baskıları, operasyonel verimlilik sorunları ve potasyum klorür tedarikine bağlı operasyonel bağımlılık yer alıyor. Yönetim, potasyum klorür tedariğinin Ürdün üzerinden sağlandığını, Akabe hattının lojistik olarak daha uygun görüldüğünü ve mevcut tedarik yapısında operasyonel bir sorun bulunmadığını söylese de bu başlık şirket için izlenmesi gereken bir risk alanı olmaya devam ediyor. Alkim Kağıt tarafında yeni hattın devreye alma sürecinin son aşamaya geldiği ve ilave 125.000 ton/yıl kapasite hedeflendiği belirtilirken, gecikmelerin teknik entegrasyon ve uluslararası tedarikçi teslimat takvimlerinden kaynaklandığı ifade edildi. Raporun sonuç kısmında, kısa vadede finansal görünüm zayıf olsa da kapasite artışı, ürün karmasında iyileşme ve potasyum sülfat tarafındaki toparlanmanın şirket için orta vadeli temel yatırım tezi olduğu mesajı veriliyor.