CCOLA - 2. Çeyrek 2026 Bilanço Değerlendirmesi
Coca Cola İçecek 2Ç26’da 67,22 milyar TL net satış, 14,89 milyar TL FAVÖK ve 8,29 milyar TL net kar açıkladı. Ciro bir önceki çeyreğe göre %19,9, FAVÖK %57,4 ve net kar %47,9 artış gösterdi. Geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla satışlar %5,7, FAVÖK %26,1 ve net kar %24,2 yükseldi. Şirketin marjlarında optimizasyon stratejileriyle birlikte genişleme görüldü; brüt kar marjı %38,2, FAVÖK marjı %22,1 ve net kar marjı %12,3 oldu.
Hacim tarafında da güçlü bir görünüm vardı ve konsolide satış hacmi %9,8 artışla 519 milyon ünite kasa seviyesine ulaştı. Uluslararası operasyonlar %15,4 büyüyerek 360 milyon ünite kasa olurken, yurt içi satışlar %1,1 geriledi. Gazlı içeceklerde %7,9 büyüme, gazsız içeceklerde %18,5 artış, enerji içeceklerinde %21,2 yükseliş ve su kategorisinde %18,4 büyüme dikkat çekti. Bu tablo, Pakistan ve Orta Asya katkısıyla dış pazarlardaki ivmenin korunurken bazı iç pazar kalemlerinde daha sınırlı bir performans görüldüğünü gösterdi.
Şirketin net borcu %7 artışla 29,94 milyar TL’ye yükseldi ve Net Borç/FAVÖK rasyosu 0,66 olarak gerçekleşti. 12 Mayıs tarihinde 4 milyar TL temettü dağıtımı yapıldı. Şirket 6,2 FD/FAVÖK ve 2,8 PD/DD çarpanlarıyla işlem görürken, 3 yıllık ortalamalar sırasıyla 7,68 ve 3,04 seviyesinde bulunuyor. Analist, sonuçların beklentilere paralel geldiğini, marj iyileşmesi ve güçlü büyümenin olumlu olduğunu, ancak hissenin yılbaşından bu yana endeks üzerinde performans göstermesi nedeniyle etkiyi nötr değerlendirdi.
Öne çıkan katalizörler arasında uluslararası satışlardaki güçlü artış, gazlı ve gazsız içeceklerdeki büyüme, enerji içecekleri segmentindeki performans ve marj genişlemesi yer aldı. Risk tarafında ise yurt içi satışlardaki zayıflık, net borçtaki artış ve büyük paket su satışlarını azaltmaya yönelik optimizasyonun hacim üzerindeki etkisi izlenmesi gereken başlıklar olarak öne çıkıyor. Kurumun ana mesajı, beklentilere uygun sonuçlarla birlikte güçlü operasyonel görünümün korunduğu, fakat mevcut fiyatlamanın bu olumlu tabloyu büyük ölçüde yansıttığı yönünde. Bu nedenle en kritik çıkarım, kârlılık tarafındaki iyileşmenin sürdüğünü ancak hisse üzerindeki kısa vadeli etkinin sınırlı kalabileceğidir.