DESA - 2. Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
DESA için genel değerlendirme olumsuz. Şirketin 2026/06 döneminde net satışları 2. çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre %1,82 azalarak 1.337 milyon TL oldu ve ilk 6 ayda %2,93 düşüşle 2.353 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Yurt içi brüt satışlar yıllık %4 artmasına rağmen yükselen satış iskontoları net gelir performansını sınırladı. Yurt dışı satışlar reel TL bazında yaklaşık 200 mn TL ile yatay seyrederken, dolar bazlı ihracat tutarı %28,3 artarak 3,5 mn USD’ye ulaştı.
FAVÖK 2. çeyrekte yıllık %37,85 azalışla 170 milyon TL’ye gerilerken, ilk 6 ayda %27,52 düşüşle 394 milyon TL oldu. FAVÖK marjı 2. çeyrekte 736 baz puan daralarak %12,7’ye, ilk 6 ayda ise 568 baz puan azalarak %16,7’ye indi. Brüt kâr yıllık %1,7 artışla 776 mn TL’ye yükselmesine rağmen faaliyet giderlerindeki artış operasyonel performansı baskıladı; pazarlama, satış ve dağıtım giderleri yıllık %22,6 arttı ve bu kalemde personel giderleri yaklaşık %49 yükseldi. Faaliyet kârı yıllık %58,8 düşüşle 73 mn TL’ye gerilerken net kâr 2Ç25’teki 152 mn TL’ye karşılık 2Ç26’da 85,4 milyon TL oldu.
Net kâr ilk 6 ayda %35,98 azalışla 205 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Operasyonel kârlılıktaki zayıflama ile yatırım ve finansman gelirlerindeki gerileme net kârı baskılarken, net parasal kaybın 259 mn TL’den 99 mn TL’ye düşmesi sonuçları kısmen destekledi. Bilanço tarafında net nakit 1Ç26’ya göre %8,9 azalarak 1,45 mlr TL seviyesine geriledi ve Net Borç/FAVÖK -1,6x oldu. Hisse 2026T 4,0x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görüyor ve yılbaşından bu yana BIST100 Endeksi’nin %25,8 üzerinde performans göstermiş durumda.
Temel riskler, satış iskontolarının gelir performansını sınırlaması, faaliyet giderlerindeki hızlı artış ve net kârı baskılayan yatırım ile finansman gelirlerindeki gerileme olarak öne çıkıyor. Brüt kârlılıktaki iyileşmeye rağmen FAVÖK ve faaliyet kârındaki sert daralma, belirgin marj baskısı ve zayıflayan net kâr nedeniyle görünüm negatif değerlendiriliyor. Yatırımcı açısından en kritik çıkarım, güçlü brüt marja karşın operasyonel gider baskısı ve zayıf kârlılığın kısa vadede hisse üzerindeki baskıyı artırabileceği yönünde.