Finansal Değerlendirme
Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. için hazırlanan değerlendirme, satış hacmi, pazar payı ve ihracat görünümü açısından güçlü; buna karşılık operasyonel marjlar, nakit akışı ve kâr kalitesi açısından zayıf bir tablo ortaya koyuyor. Stellantis Türkiye markalarının ürün portföyüne eklenmesi satışları desteklerken, brüt kârlılıktaki zayıflama FAVÖK performansını baskıladı. Net kârın önemli kısmının operasyon dışı kalemlerden gelmesi, raporun ana risklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Şirket 26Q2’de 100,0 milyar TL hasılat, 2,10 milyar TL FAVÖK ve 3,09 milyar TL net kâr açıkladı. Hasılat yıllık bazda %9,0 artarken çeyreklik bazda %1,7 geriledi; FAVÖK yıllık %32,8 ve çeyreklik %23,3 daraldı, net kâr ise yıllık %33,7 yükselip çeyreklik %3,3 geriledi. İlk yarı net kârı 6,29 milyar TL’ye ulaşırken, şirketin 2026 yılı beklentilerinde yurt içi satış hedefi 320-350 bin araçtan 300-320 bin araca indirildi, ihracat hedefi ise 70-80 bin araçtan 75-85 bin araca yükseltildi.
Brüt kâr 26Q2’de yıllık %0,9, çeyreklik %12,8 gerileyerek 6,65 milyar TL oldu ve brüt kâr marjı %6,7’ye, FAVÖK marjı %2,1’e düştü. Şirket 1,05 milyar TL net finansman geliri ve 1,17 milyar TL net parasal pozisyon kazancı kaydederek operasyonel kârlılıktaki gerilemenin net kâra etkisini sınırladı. Öte yandan stokların 19,85 milyar TL’den 43,40 milyar TL’ye yükselmesi, 16,75 milyar TL işletme sermayesi çıkışına ve 7,20 milyar TL negatif faaliyet nakit akışına yol açtı.
Analistin olumlu gördüğü noktalar arasında Stellantis Türkiye entegrasyonunun satış hacmini ve pazar payını güçlü biçimde desteklemesi, üretim hacminin yıllık %30,3 artışla 77.449 adede ulaşması ve tüketici finansmanı segmentinin brüt kârının 1,19 milyar TL’ye çıkması yer alıyor. Olumsuz tarafta ise ithal araçların ciro içindeki artan ağırlığı, ürün karmasının marjları baskılaması ve stok artışının nakit akışı üzerinde yarattığı baskı öne çıkıyor. Raporda hedef fiyat ya da tavsiye verilmezken, önümüzdeki dönemde brüt kâr marjındaki toparlanma, stokların normalleşmesi ve net borç artışının kontrolü hisse performansı için belirleyici olarak sunuluyor.