GRSEL - 1. Çeyrek Toplantı Notları
Raporda Gür-Sel Turizm için genel görüş olumlu verilmiştir ve ana yatırım tezi, şirketin yurt içi operasyonlar ile yurt dışı projelerde istikrarlı bir kompozisyon sunmasına dayanmaktadır. Analist, 2026 yılı ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre finansallarda kendi tahminlerini aşan bir performans görüldüğünü belirtmiştir. Şirketin büyüme tarafında özellikle personel taşıma, kapasitelerini yüksek oranlarda kullanan büyük kapılı ana segmenti ve sürücülü araç kiralama tarafı öne çıkarılmıştır. Toplantı notlarında, şirketin beklentileri karşılaması ve toplantıdaki tutumunun olumlu değerlendirildiği ifade edilmiştir.
Finansal tarafta şirket 2025 yılında 11,55 milyar TL satış geliri açıklamış, 2026 yılı için ise 15 - 17 milyar dolar olarak belirtilen satış geliri hedefi paylaşılmıştır. FAVÖK’ün 2026 yılında 3,75 milyar TL olan FY1 tahminlerine göre 5-6 milyon yüksek beklenmediği, yatırımların satışlara oranının ise %17,2’den %8-12 bandına yerleşmesinin planlandığı aktarılmıştır. Brüt kâr marjı, FAVÖK marjı ve net kâr marjı gibi kârlılık göstergelerinin ayrıca izlenmeye devam edildiği, 2025/03 ve 2026/03 karşılaştırmalarında büyüme dinamiklerinin güçlü kaldığı görülmektedir. Net borç, işletme sermayesi ve serbest nakit akımı kalemleri de şirketin finansal görünümünde önemli başlıklar olarak öne çıkmaktadır.
Hedef fiyat ve tavsiye tarafında rapor başlığı “Gür-Sel Turizm - GRSEL - Olumlu” şeklinde sunulmuştur. Metinde analist görüşünün olumlu olduğu açıkça belirtilirken, fiyatlama tarafında şirketin yıl içi ve proje bazlı büyüme görünümü ile kapasite kullanım oranlarındaki güçlü seyir temel gerekçe olarak öne çıkarılmıştır. Yurt içi işlerde özellikle büyük kapılı ana segmentte %86,1 kapasite kullanım oranı, ikinci büyük segmentte %85,3 ve sürücülü araç kiralamada %79,3 kullanım oranı dikkat çekmiştir. Bu operasyonel veriler, analistin olumlu yaklaşımının ana dayanakları arasında yer almıştır.
Katalizörler arasında yurt dışında ağustos veya eylül ayında Ürdün’deki 1 milyar dolarlık ihalenin sonuçlanması beklentisi ve ABD yatırımlarına yönelik daha önce açıklanan takvimin korunması sayılabilir. ABD’de üretim araçları için son dönemde bazı sorunlar olsa da, operasyonların 2027 yılında başlamasının beklendiği belirtilmiştir. Risk tarafında ise ihale süreçlerinin zamanlaması, yurt dışı projelerde gecikmeler ve maliyet baskıları dolaylı olarak izlenmesi gereken unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Kurum değerlendirmesinde şirketin 2026 yılı beklentilerini koruması, kapasitelerin güçlü kullanımı ve toplantıdaki yapıcı ton ana olumlu unsurlar olarak vurgulanmıştır.