İlk Çeyrek Büyüme Verileri Değerlendirmesi
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin GSYH verilerinin ardından 2026 büyüme tahminini %3,7’den %3,4’e revize etti. Raporda, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda %2,5, çeyreklik bazda ise %0,1 büyüdüğü ve bu gerçekleşmenin piyasa beklentilerinin altında kaldığı vurgulandı. Kurumun ana mesajı, büyümenin hâlen ağırlıklı olarak hanehalkı tüketimi tarafından taşındığı, ancak dış ticaret görünümünün büyümeyi sınırlamaya devam ettiği yönünde oldu.
Faaliyet bazında bakıldığında bilgi ve iletişim faaliyetleri %9,5 ile en güçlü artışı kaydederken, diğer hizmet faaliyetleri %5,2, tarım sektörü %4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri %3,7 ve finans ve sigorta faaliyetleri %3,5 arttı. İnşaat sektörü %3,2, gayrimenkul faaliyetleri %3,0 ve kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %1,8 yükselirken, sanayi sektörü %0,8 daralarak büyümeyi aşağı çekti. Harcamalar tarafında hanehalkı tüketimi %4,8 artarak büyümeye 3,4 puan katkı sağladı, yatırımlar 0,8 puan destek verdi ve kamu harcamalarının katkısı 0,2 puan oldu. Buna karşılık net ihracat büyümeyi 2,5 puan aşağı çekerken stok değişimlerinin etkisi de 0,5 puan negatif gerçekleşti.
Raporda, talep kaynaklı büyüme yapısının sürdüğü ancak daha sürdürülebilir bir görünüm için büyümenin sanayi üretimi ve verimlilik odaklı yatırımlarla desteklenmesinin önemli olduğu ifade edildi. Önümüzdeki dönemde Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki yüksek oynaklığın ekonomik aktivite üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi. Ayrıca TCMB’nin faiz indirim sürecinin iç talep, yatırım iştahı ve finansal koşullar üzerindeki etkilerinin belirleyici olmaya devam etmesinin beklendiği aktarıldı.
Bu çerçevede kurum, 2026 yılına ilişkin büyüme beklentisini %3,4 seviyesine çekerek daha temkinli bir görünüm benimsedi. Raporda herhangi bir hedef fiyat, tavsiye türü, gelir, FAVÖK ya da net kâr tahmini yer almadığı için değerlendirme, tamamen makro büyüme kompozisyonu ve risk görünümü üzerinden yapıldı. Sonuç olarak raporun yatırımcı açısından en kritik çıkarımı, ekonomide büyümenin tüketim tarafından desteklenmeye devam etmesine karşın net ihracat ve sanayi tarafındaki zayıflığın orta vadeli sürdürülebilirlik açısından temel kısıt olmaya devam etmesidir.