KOPOL - 2. Çeyrek 2026 Finansal Sonuç Değerlendirmesi
Koza Polyester için değerlendirme olumlu kalırken, ikinci çeyrekte beklenti üzeri sonuçlar açıklanması hisse açısından destekleyici bulundu. Hasılat ve esas faaliyet kârındaki büyüme operasyonel görünümün güçlendiğini gösterdi. Brüt kâr marjında yılın başından beri iyileşme görüldü. Net kârın operasyon dışı gelirler ve ertelenmiş vergi geliriyle belirgin şekilde desteklenmesi de olumlu karşılandı.
İkinci çeyrekte hasılat yıllık %46,7 artarak 321,3 milyon TL'ye yükseldi, satış maliyeti ise %55,0 artışla 255,6 milyon TL oldu. Brüt kâr marjı %13,6'dan %16,1'e çıktı. FAVÖK 89,4 milyon TL'ye ulaşırken FAVÖK marjı %13,7'den %15,2'ye yükseldi. Net kâr 421,9 milyon TL ile 117,9 milyon TL'lik esas kârın tamamlayıcısı niteliğinde güçlü bir seviyeye geldi.
İlk yarıda işletme faaliyetlerinden 149,8 milyon TL net nakit girişi sağlanması da güçlü bir nokta olarak öne çıktı. Şirketin Türkiye elyaf sektöründe yerli üretim ihtiyacının tam karşılanmadığına ve sektörün ithalata ihtiyaç duyduğuna dikkat çekmesi, orta vadeli sektör tezini destekliyor. Polimerizasyon tarafında kullanılan PTA ve MEG'in yurt dışı kaynaklardan tedarik edilmesi, 2E2H'de Türkiye’de üretim bulunmaması nedeniyle yurt dışından sağlanması ve maliyetleri düşürmeye yönelik verimlilik artışları önemli izleme başlıkları arasında yer aldı.
2,70 MW kurulu güce sahip çatı GES, toplam elektrik tüketiminin yaklaşık %16,7'sini karşılıyor; Kılıç Polateli Sanaybey OSB'de 304.246 m² arazi tahsisi bulunmasına karşın buradaki yatırıma ilişkin henüz karar verilmediği belirtiliyor. Genel çerçevede beklenti üzeri finansallar ve operasyonel görünüm hisseyi desteklerken, rakiplerle geniş bir süre daha süreceği vurgulanan rekabet ve ithalata bağımlı tedarik yapısı başlıca riskler olarak öne çıkıyor. Kurum, KOPOL için olumlu görüşünü koruyarak güçlü hasılat artışı, marj iyileşmesi, nakit yaratımı ve sektörün yapısal ihtiyacını ana yatırım tezinin merkezine koyuyor. En kritik çıkarım, kısa vadede sonuçların güçlü olması ve nakit akışının iyileşmesine karşın, sektörün yapısal risklerinin tamamen ortadan kalkmadığıdır.