Otomotiv Sektörü Mayıs Ayı Değerlendirmesi
Raporun ana mesajı, otomotiv sektöründe Mayıs 2026’da yıllık bazda sert bir daralma görülmesine rağmen uzun dönemli trendin tamamen bozulmadığını gösteriyor. Toplam otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen yılın aynı ayına göre %22,55 gerileyerek 83.442 adede indi. Ocak-Mayıs döneminde de toplam pazar %7,40 daralarak 453.138 adet seviyesinde gerçekleşti. Kurum, mayıs ayı sektör verilerini bu nedenle “olumsuz” olarak değerlendiriyor.
Finansal ve operasyonel tarafta en dikkat çekici gelişme, satışlardaki zayıflığın özellikle otomobil segmentinde belirginleşmesi oldu. Mayıs ayında otomobil satışları %23,19 azalarak 65.386 adede, hafif ticari araç satışları ise %20,13 düşüşle 18.056 adede geriledi. Yılın ilk beş ayında benzinli otomobil satışları %20,1 düşerken dizel otomobil satışları %36,6 daraldı. Buna karşılık hibrit otomobil satışları %4,4 büyürken elektrikli otomobil satışları %10,5 artışla pazarın en hızlı büyüyen segmentlerinden biri olmaya devam etti.
Raporun öne çıkardığı bir diğer nokta, pazarın yakıt türleri ve segmentler bazında dönüşümünü sürdürmesi oldu. B ve C segmentleri pazarın ağırlıklı kısmını korurken, B segmenti %30,5 paya yükselerek güçlü artış gösterdi ve C segmenti %54,2 payla liderliğini sürdürdü. Elektrikli araç ekosisteminde de güçlü büyüme devam etti; elektrikli araç sayısı 247.344 seviyesinden 440.327’ye çıkarken toplam şarj noktası sayısı 30.680’den 44.175’e yükseldi. Kurum, elektrikli araç parkındaki genişlemenin şarj altyapısındaki artışın üzerinde kaldığını vurguladı.
Katalizör tarafında rapor, alternatif yakıtlı araçlara yönelimin ve elektrikli mobilitenin büyümesinin sektörün orta vadeli temasını güçlendirdiğini ima ediyor. Ancak kısa vadede yerli ve ithal araç satışlarında daralma görüldü; Mayıs ayında yerli araç satışları %8,0 gerilerken ithal araç satışları %27,7 düştü. Üretim ve ihracat cephesinde de zayıflama dikkat çekti; Ocak-Mayıs döneminde toplam otomotiv üretimi %10 azalırken toplam ihracat adet bazında %15 geriledi. Sonuç olarak rapor, kısa vadeli satış ve üretim baskısına rağmen elektrikli araç dönüşümü, altyapı büyümesi ve uzun dönemli tarihsel ortalamaların üzerindeki pazar seviyesi nedeniyle sektörün yapısal olarak canlı kaldığı görüşünü öne çıkarıyor.