TCKRC - 2. Çeyrek Bilanço Değerlendirmesi
Kıraç Galvaniz için genel görünüm olumlu korunuyor ve şirketin 2026 2.çeyrekte 2,06 milyar TL hasılat, 800 milyon TL FAVÖK ve 688 milyon TL net kâr açıklaması güçlü bir sonuç olarak öne çıkıyor. Genel çerçevede finansalların olumlu bulunduğu, orta ve uzun vadede üst banttan hedeflere tutunma olasılığının arttığı değerlendiriliyor. Tema net sürüyor ve marjlarda güçlü seyrin devam ettiği, serbest nakit akımının pozitif dönme eğiliminde olduğu belirtiliyor. Borçluluk oltağan akışında ilerlerken Galvaniz hikayesinin devam ettiği vurgulanıyor.
2026 2.çeyrekte gerçekleşen hasılat, 685 milyon TL FAVÖK ve 592 milyon TL net kâr tahminlerine paralel sonuç anlamına geliyor. Pusula Yatırım tarafında ise 2,05 milyar TL hasılat, 717 milyon TL FAVÖK ve 622 milyon TL net kâr bekleniyordu. Şirketin 2026/06 dönemi için brüt kâr marjı %40,43, FAVÖK marjı %41,16 ve net kâr marjı %33,46 olarak gerçekleşti. Bir önceki döneme kıyasla hasılatın %495 artışla 2,06 milyar TL seviyesine çıkması ve FAVÖK’ün %799 artışla 800 milyon TL’ye yükselmesi güçlü büyüme kompozisyonunu destekledi.
Gelir kompozisyonunda %60 yurt içi ve %40 ihracat dengesi korunuyor. Operasyon tarafında kapasite artışı ve yeni yatırımlar, demir-çelik üretim kapasitesinin yanı sıra enerji verimliliği ile teknolojik altyapıyı güçlendiren adımlar olarak öne çıkıyor. Şirketin 2026 yılında 8 milyar TL ciro, 2,5-3 milyar TL FAVÖK, %35-40 FAVÖK marjı ve %80 kapasite kullanım oranı beklediği aktarılıyor. Galvanizli ürünlerle başta Avrupa olmak üzere küresel pazarlarda güçlü rekabet avantajı sürdüğü belirtiliyor.
Kısa vadede baskı yaratabilecek unsur olarak çelik tarafındaki ve genel piyasa koşullarındaki dalgalanmalar öne çıkıyor. Borçluluk ve serbest nakit akımı gelişimi de izlenmesi gereken alanlar arasında yer alıyor. Şirketin güçlü sonucun ardından yükselen marjlarını koruyabilmesi ve yatırım hikayesini sürdürmesi kritik görülüyor. Sonuç olarak rapor, Kıraç Galvaniz’in büyüme, marj ve ihracat desteğiyle olumlu görünümünü koruduğunu, yatırımcı açısından ana odak noktasının güçlü operasyonel trendin devamı olduğunu ortaya koyuyor.