YUNSA - Toplantı Notları
Yünsa, entegre üretim yapısı, güçlü bilançosu ve niş ürün konumlanmasıyla genel tekstil sektöründen ayrışan bir şirket olarak öne çıkıyor. Yünlü kumaş üretiminin yüksek know-how gerektirmesi, müşteri onay süreçlerinin uzunluğu ve güçlü marka ilişkileri sektöre giriş bariyerlerini artırıyor. Fabrika arsa ve binasının şirkete ait olması da rekabet gücünü destekliyor.
2Ç26’da satış gelirleri yıllık %19 artışla 1.026 milyon TL’ye yükselirken FAVÖK yıllık %7 azalarak 84 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. FAVÖK marjı 2,3 puan düşüşle %8,2 oldu ve net kâr yıllık %22 azalışla 140 milyon TL’ye indi. 6A26 döneminde satışlar 1.871 milyon TL’ye çıkarken, şirketin 2026 yılı nakit akış görünümünde 6A26’da işletme faaliyetlerinden kaynaklanan 155 milyon TL’lik nakit çıkışı ve 99 milyon TL serbest nakit yaratımı dikkat çekti; 2Ç26’da ise 91 milyon TL nakit yaratıldı ve serbest nakit akım 146 milyon TL seviyesine ulaştı.
Haziran 2026 sonu itibarıyla şirketin 158 milyon TL net nakit pozisyonu bulunuyor ve net nakit/FAVÖK rasyosu 0,3x seviyesinde. Şirketin son yıllarda net borç yerine net nakit pozisyonunu koruması, finansal esnekliğini destekleyen önemli bir unsur olarak aktarılıyor. Geriye dönük 12 aylık verilere göre hisse 9.3x F/K ve 7.0x FD/FAVÖK çarpanlarından işlem görüyor. Analistlerin bir hedef fiyat ya da tavsiye paylaşmaması, şirket için değerleme çalışması yapılmamasıyla ilişkilendiriliyor.
Ürün karmasında üniformalık kumaşlar ile kamu ve savunma bağlantılı siparişlerin ağırlığının artması, farklı ülkelerde yeni müşteri ve ihale görüşmeleri ile savunma fuarlarına katılım şirket için öne çıkan katalizörler arasında yer alıyor. Entegre tesis yapısı, elyaften ipliğe ve dokumadan farklı boyama tekniklerine kadar tüm sürecin şirket içinde yürütülmesine imkân vererek teslimat süresini yaklaşık 5-6 haftaya kadar indirebiliyor. Hammadde maliyetlerinin son bir yılda AUD bazında %45 artmış olması ve sektör algısının değerlemeye yansıması başlıca riskler olarak belirtiliyor. Döviz paritelerindeki oynaklık, ihale ve teslimat takvimine bağlı çeyreksel dalgalanmalar ile yatırım sürecindeki olası gecikmeler de önemli risk başlıkları arasında sayılıyor.