İş Yatırım, CIMSA - Çimsa Çimento için hedef fiyatını 80.28 TL, tavsiyesini AL olarak korudu.
Çimsa için görüş olumluya yakın ve temkinli bir iyimserlik taşıyor; zayıf yurtiçi talep ve fiyatlama baskısı ciroyu sınırlasa da net kârdaki güçlü performans raporun ana olumlu mesajını oluşturuyor. 2Ç26’da ciro yıllık bazda %10 düşerek 13.000 mn TL olurken, çeyreklik bazda %4 arttı. Yurtiçi satışların yıllık %11, yurtdışı satışların ise %9 gerilemesi, hem iç piyasada hem de dış pazarlarda reel daralmaya işaret etti. Buna karşın konsolide satış hacminin yıllık %0,9 artması, hacim tarafında tamamen zayıf bir tablo olmadığını gösterdi.
Brüt kâr yıllık %12 düşüşle 2.682 mn TL’ye gerilerken brüt kâr marjı 0,5 puan daralarak %20,6 oldu. FAVÖK yıllık %2 düşüşle 2.619 mn TL gerçekleşti; buna rağmen marj 1,5 puan artarak %20,1’e yükseldi. Faaliyet giderlerinin yıllık %13 gerilemesi ve yüksek alternatif yakıt kullanımının maliyetleri aşağı çekmesi, FAVÖK marjını destekleyen temel unsurlar oldu. Net finansman giderinin yıllık %22 düşüşle 503 mn TL’ye inmesi ve parasal kazancın 201 mn TL’den 650 mn TL’ye yükselmesi, vergi öncesi kârı 1.888 mn TL’ye taşıdı. Net kâr yıllık %44 artışla 1.583 mn TL’ye çıktı ve piyasa beklentisinin 759 mn TL ile tahminin 900 mn TL oldukça üzerinde gerçekleşti.
Analist, hisse için AL tavsiyesi verirken 12 Aylık Hedef Fiyatı 80.28 TL, 12 Aylık Önceki Hedef Fiyatı 65.62 TL olarak belirtiyor ve yükselme potansiyelini %79 olarak görüyor. Bu olumlu görünümde, Mersin’de devreye alınan yeni CAC üretim tesisiyle yıllık CAC klinkeri kapasitesinin 131 bin tondan 197 bin tona çıkması önemli bir katalizör olarak öne çıkıyor. Eskişehir’de devreye alınan 5.500 kWp kapasiteli WHR tesisinin fabrikanın yıllık elektrik ihtiyacının yaklaşık %25’ini karşılaması ve güneş enerjisi santraliyle birlikte bu oranın yaklaşık %40’a yaklaşmasının da maliyet tarafını desteklemesi bekleniyor. Ayrıca büyük ölçekli yatırımların devreye alınmasıyla yatırım harcamaları/satışlar oranının yıllık 4,8 puan düşüşle %8,9’a gerilemesi, sermaye yoğunluğunda iyileşme sinyali veriyor.
Öte yandan rapor, risk tarafında zayıf yurtiçi talebin ve faaliyet gösterilen bölgelerdeki daralmanın sürdüğünü vurguluyor; Türkiye’de çimento ve klinker tüketimi 2026’nın ilk dört ayında yıllık %5,5 gerilerken şirketin faaliyet gösterdiği bölgelerdeki daralma %18,3 oldu. Konsolide net borcun 2025 yıl sonundaki 22.941 mn TL’den Haziran 2026 itibarıyla 26.253 mn TL’ye yükselmesi ve net borç/FAVÖK oranının 2,72x’ten 3,13x’e çıkması da finansal kaldıraç açısından dikkat çekici bir sınırlayıcı unsur olarak öne çıkıyor. Kurumun ana değerlendirmesi, güçlü net kârın önemli ölçüde parasal kazançtan destek alması nedeniyle olumlu görünümün kısmen sınırlı kaldığı yönünde. Bu nedenle raporun yatırımcı açısından en kritik çıkarımı, operasyonel baskılara rağmen kârlılık sürprizinin güçlü olduğu, ancak borçluluk ve talep zayıflığının yakından izlenmesi gerektiği şeklinde özetlenebilir.