Ak Yatırım, ASELS - ASELSAN için hedef fiyatını 421 TL'den 480 TL'ye, tavsiyesini NÖTR'den Endeks Üstü Getiri'ye yükseltti.
ASELSAN 2Ç26’da güçlü operasyonel performans ve sipariş alımlarıyla olumlu bir çeyrek geçirdi. Şirket 8,5 milyar TL net kâr açıkladı ve bu rakam hem 7,2 milyar TL olan tahminin hem de 6,9 milyar TL seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Ciro ve FAVÖK de piyasa beklentilerini sırasıyla %9 ve %15 aştı. Net kâr, 2Ç25’teki vergi gelirinin bu çeyrekte vergi giderine dönmesine rağmen güçlü operasyonel sonuçlar ve azalan net parasal kaybın desteğiyle yıllık %61 arttı.
Ciro yıllık %33 büyüyerek 51,8 milyar TL’ye ulaştı ve büyümede yurt içi satışlardaki %19 artış ile ihracat gelirlerindeki %153 artış belirleyici oldu. İhracat gelirleri 10,2 milyar TL’ye yükselirken, ihracatın cirodaki payı yaklaşık %10’dan %20’ye çıktı. FAVÖK %32 artışla 14,0 milyar TL’ye ulaştı ve marj %27,0 ile yatay kaldı. Brüt kâr marjındaki 1,2 puanlık düşüş, kârlılıktaki artışın marj genişlemesinden çok ciro büyümesinden kaynaklandığını gösterdi.
Sipariş alımları da güçlü seyrini sürdürdü ve 2026’nın ilk yarısında 4,9 milyar USD yeni sipariş alındı. Bakiye siparişler çeyreklik bazda %12 ve yıllık bazda %45 artarak 23,2 milyar USD ile tarihî zirveye çıktı. İlk yarı siparişleri 11,1 milyar USD seviyesindeki 2026T tahmininin %44’üne karşılık gelirken, alınan siparişlerin satışlara oranı 2,5x ile yıl geneli varsayımının üzerinde gerçekleşti. Buna karşın ihracat siparişleri 930 milyon USD ile 3,1 milyar USD’lik 2026T hedefinin yalnızca %30’una ulaşabildi.
Analist, 2Ç26’yı çok yıllı büyüme görünürlüğünü güçlendiren olumlu bir çeyrek olarak değerlendiriyor. Tahminler makro varsayımlara göre güncellenirken değerleme dönemi ileri taşındı ve şirket %70 İNA ile %30 20,0x 2027T FD/FAVÖK harmanıyla değerleniyor. Bu çerçevede 12A hedef fiyat 421 TL’den 480 TL’ye yükseltildi ve tavsiye NÖTR'den Endeks Üstü Getiri'ye çıkarıldı. Şirketin yatırım yoğunluğu, Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazının 3Ç26’da devreye girmesi ve hava savunma sistemlerinde kapasite artışı beklenmesi önemli katalizörler olarak öne çıkarken, yüksek yatırım ve işletme sermayesi ihtiyacının kısa vadede serbest nakit akışını baskılamaya devam etmesi temel risk olarak belirtiliyor.